Ana Sayfa  /  Makaleleri  /  İKİ CİN
  • Facebook da Paylaş
  • 07-06-2013
  • 0 yorum
  • 1509 okunma
İKİ CİN
Yüksek minareli alengirli merdivenli caminin soğuk beton blokları arasında saklambaç oynayan çocukları azarlayarak huşuunu arttırma gayretinde olan amcayı idare edebilecek hiçbir hoş görü argümanım yoktu. Zaten binalar büyüdükçe küçülüyordu insanlık, Betonlar döküldükçe kalıplara kış oluyordu her iklim. Kaçtığımız teravih namazları kadar önemliydi oynadığımız oyunlar. Kaçamak su içişlerimiz orucun kendisiydi aslında. Ki el ele tutabiliyor, ekmeğimizi bölüşebiliyorduk? Mutfaktan ayıklanmış balıkları çalıp mahallenin kedisine köpeğine yedirirdik. Nazar boncuğu gibi çocuklardık. Her şey için para toplayabilir, elimizde ki her şeyi paylaşabilirdik. Büyük adam ol derken iyi adam ol demeyi unutan amcanın ezilmişliği ve hırsı anlaşılabilir bir davranıştır. 32 ve 52 farz. İçindekiler ve dışındakiler. Oysa dinin yarısıydı erdemli olmak. Ve diğer yarısı erdemli kalmak. Yerli malı haftası kıvamında bir tüketim alışkanlığıydı dinimiz diyanetimiz. Yerhamükellah dememek çok ayıptı ve gece tırnak kesmek lanet sebebi. İyilik yapmak, adil olmak, yolda kalana, eşe dosta yakin olmak Cuma hutbelerinde tekrarlanan ama hayatımızda karşılığı olmayan bir ayet? Babasının paketinden çaldığı sigarayı tuvaletin penceresinde içen delikanlının hazzında saklıdır ürkeklik. Yaramazlık, meyve ağaçlarını dikenli, tellerle çeviren Hasan ağaya tedbirin nafile bir gerginlik sebebinden başka bir işe yaramadığını anlatabilmekti. Her gün biraz daha elimde tuttuğum bir kitaba dönüşüyordu hatıralarım. İki cin tavan arasında keman çalıyordu ben dudaklarımı ısırıp bir fahişenin topuk seslerine kulak tıkar gibi başımı kucaklıyordum. Yeniden öğrenmeliyiz ağlamayı ki anlayabilelim. İki perde arasına sıkıştırılmış çokça anlam gerek bize. Kederli binalar arasından çıkıp gelmiş bir şarkının anlamsızdır tekrarı. En sevdiğiniz sesten azar işitmek gibidir varlık sancısı. Ben çekerim birileri doğurur?
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Başlıklar