Ana Sayfa  /  Makaleleri  /  Bosna İçin Zor Zamanlar...
  • Facebook da Paylaş
  • 07-06-2013
  • 0 yorum
  • 1663 okunma
Bosna İçin Zor Zamanlar...
Son 120 yılın en büyük doğal afetini yaşayan Bosna Hersek te ne yazık ki durum pek iç açıcı değil. Ülkenin ucube devlet yapısı ve ağır bürokrasisi her alanda olduğu gibi afet zamanlarında da varlığını tüm şiddetiyle hissettirmeye devam ediyor. Bir milyondan fazla insanın etkilendiği, binlerce evin kullanılamaz hale geldiği felaket karşısında ülkemizden bölgeye akın eden insani yardım kurumlarının organize çalışmaları küçükte olsa felaketin ilk şokunun atlatılması konusunda Bosnalı kardeşlerimize yardımcı oldu. Fakat havaların ısınması ve içme sularıyla kanalizasyon sularının birbirine karışmış olması bölgede çok ciddi bir salgın hastalık riskini ortaya çıkartmaktadır. Oluşan ekonomik zararı da göz önünde bulundurduğumuzda Bosna Hersek yönetiminin mevcut durumun altından kalkamayacağını tahmin etmeyi çok ileri görüşlülük olarak değerlendirmemek gerekir. Savaş döneminden bu yana bir türlü temizlenemeyen mayınların oluşturduğu yaklaşık 900 km2 lik bir alanın böylesine acil durumlarda ortaya çıkardığı problemleri de göz önünde bulundurarak durumun ciddiyetini kavramanın mümkün olacağı kanaatindeyim. İşsizliğin çok yüksek rakamlarda seyrettiği ülkede savaş sonrası oluşan yardım ekonomisini göz önünde bulundurarak bölgeyi ve yerel unsurları iyi tanımayan kurumlarımızın mutlaka Sarajevo?da ki Tika?yla irtibata geçmeleri yardımların yerine ulaşması konusunda son derece önemlidir. Kara yoluyla nakledilecek yardımlar için çıkabilecek her türlü sorunu göz önünde bulundurarak yardımların Bosna?dan teminini tavsiye etmekteyim. Bosna da ki üçlü devlet yönetiminin Bosna ekonomisine de sirayet ettiği bilinciyle alınacak yardım malzemelerinin Boşnak insanların üretimleri olduğuna dikkat edilmesi gerektiğini altını çizerek söylemekte bir beis görmüyorum. Oluşturulan kriz merkezlerinde gıda yardımıyla ilgili sıkıntıların büyük oranda aşıldığı ihtiyaçların daha çok temizlik malzemeleri ve tarım arazilerinin gördüğü ciddi zararın ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu söylemek yerinde ve isabetli bir tespit olacaktır. Bölgeye yapılan gıda ve temizlik malzemeleri yardımlarının tek başına yeterli olmayacağını, bölgede kalıcı projeler yaparak halkı ekonomik olarak bir noktaya taşımanın uzun vadede birçok sorunu ortadan kaldıracağını düşünüyorum. Tarım ve hayvancılık konusunda her türlü projenin verimli olacağı bu topraklarda uzun yıllara dayanan tecrübelerim bu konuda yanılmadığımın en büyük ispatıdır. Devlet bazında iş makineleri ve operatörleriyle desteklenmesi gerektiğini düşündüğüm bu bereketli toprakların yeniden yapılanabilmesi için ülkemizde kampanyalar yapılması gerekmektedir. Turizmden başka elle tutulur ekonomik kaynağı olmayan ülkede savaşın hiç bitmediği sadece şekil değiştirerek devam ettiğini görmek için ekonomist olmaya gerek yoktur. Ülke de birkaç ay önce işsizlik sebebiyle! Sokağa dökülen ve bazı siyasiler tarafından provoke edilen insanların ateşe verdiği hükümet binaları, savaş sonrası ilk kez yapılan nüfus sayımı sonuçlarının dengeleri ne şekilde etkileyeceği, tarım ve hayvancılık dışında sanayi yatırımı bulunmayan ülkenin su baskınlarının ve toprak kaymalarının yaralarını sarmada ki aksaklıklara verilecek tepkilerin her biri kocaman birer soru işareti? Keşke büyüğü küçüğü demeden bütün ayrılıklarımızı bir kenara koyarak gönüllüsü olduğumuz kurumun kimliğiyle Bosna Hersek te ki çalışmalarımız için bir araya gelip güçlerimizi birleştirebilsek. Bu hem yapılacak yardımların koordinasyonu bakımından hem de bölünmüşlüğümüzden vazife çıkartan işgüzarlara bir ders verebilmek açısından son derece önemli bir konudur. İçerisinde bulunduğu bütün karmaşık politik pozisyonlara, savaşın kapanmayan büyük yaralarının varlığına, sel felaketinin yol açtığı maddi ve manevi hasara rağmen kendi ayaklarının üzerinde acısına yaslanarak durmayı çok iyi bilen bu onurlu halkın yanında olmak Bosna?yı bekleyen zor günler için son derece önemlidir. Bosna Hersek?teki savaşı bitiren Dayton Anlaşması?nın, savaşta ?silahları susturduğunu?, ancak ülkenin sorunlarını ertelemekten öteye geçmediğini, günün birinde ertelenerek biriktirilen her problemle hesaplaşmak icap edeceğini söylemiş olalım.
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Başlıklar