Ana Sayfa  /  Makaleleri  /  Ah Drina...
  • Facebook da Paylaş
  • 07-06-2013
  • 0 yorum
  • 1486 okunma
Ah Drina...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ah Drina …

Tek kanatlı bir kelebek gibi boşlukta asılı duran sarı saçlı, kara bahtlı nazlı gelin.

Üzerinden göçmen kuşlar geçmeyeli yirmi yıl olmuş.

Saçlarına sevda değdirmemiş rüzgarlar.

Yağmurlar katliam kalıntılarını taşımış sana.

Derin kanyonlarında korku çığlıkları yankılanır durur, hüzün anlamsızlaşır,acı kendinden utanır,sessizliğin dili tutulur.

Sonra her ailenin ölümle ilgili bir hikayesini anlatırsın bana; Tecavüze uğrayan dokuz yaşında ki çocuğun hıçkırışlarını, Kocasını elleriyle kazdığı mezara gömen kadının dört evladı için kazdığı mezarlara bakışını...

Altı aylık bebeği gırtlağından bıçaklayıp kanını annesine içiren gözü dönmüş canileri hatırlatırsın.

Ah Drina;

 Bir şarkı söyle bana, umut olsun yarına…

18 Nisan 1993 Sabahı saat beş buçukta Ahmici köyünde camiye doldurulup yakılan 116 çocuk,yaşlı,kadın ve genci unuttursun bana.

Dario Kordiç çıkıp gitsin kâbuslarımdan.

11 Temmuz 1995 yaşanmamış bir tarih olsun Drina.

8372 mezarla anılmasın Srebrenica, Potoçari anaların göz yaşlarıyla kasvete bürünmesin bir daha…

Otuz üçüncü top mermisinde kanatları suya değen tayın acılı hikayesini anlatma bana.

 Üç yüz on bin sivilin ölümünü, bir buçuk milyon insanın göç ettirilişini, tecavüze uğrayan doksan bin kadını hatırlatıp durma.

Dedim ya yirmi yıldır üzerinden geçmez olmuş göçmen kuşlar…

 Ve rüzgarlar sevda değdirmemiş saçına…

Bir ülke dediler bize Drina;

Pazar yerine düşen bir bombanın etrafa saçtığı ölümlerle tanıttılar seni bana…

‘’Biz senin saçlarını tarayan adamlardık’’ Senden erdemi öğreniyorduk , ve sen bizden kendini…

Ah Drina Bir şarkı hatırlat bana

Ama beraber söyleyelim rüzgarlara…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Başlıklar